• Dolar 5.86
    Euro 6.52
  • Altın 294.30
    Bist 118664
  • Ankara

YAZARLAR

Tüm Yazıları Hüseyin Çiftçioğlu

SU SORUNU, AVM, POLATLI

05.01.2020 13:11

Polatlı’mızın sosyal gündemi maalesef her türlü eksik bilgi ile yönlendirmeye müsaittir. Dışarıdan alınan yetersiz yoğun göçün, bu olumsuzluğu fazlasıyla tetiklediği temel sebeplerden biri olarak kabul edilebilir. Bunun yanında, bağımsız, tarafsız olarak görev yapabilmesi için yeterli desteği bulunamayan gün geçtikçe her manada zayıflayan yerel basının inandırıcılığını kaybetme noktasına gelmiş olması da önemlidir.

İhtiyaç duyduğu desteği bulabilmek için birtakım kurumlardan tutun, rant çevrelerine kadar, objektif duruşlarından tavize hatta yandaşlığa mecbur edilmeye çalışılan ciddi basın kurumlarının yaratacağı boşluğun sonuçlarını hesaplamaya mecburuz. Hatta toplumu doğrularla bilgilerle bilinçlendirmek yerine şahsi hırs ve kinlerine esir olan zihniyet sahibi günü birlik düşünenlerin veya bir ideolojinin esiri olarak at gözlüğüyle kalem oynatıp veya farklı yollarla topluma hitap edenlerin gerçek sorunlardan uzak kalmaları bu sahnede büyük boşluğa neden olmuştur.

Bugün sosyal medya olarak isimlendirilen alanda bu boşluktan yararlanan; Sosyoloji, Toplum psikolojisi ve kültürel yapıdan uzak eğitimsiz ve kaybedecek hiçbir şeyi olmadığı gibi gelecek kaygısı da taşımayan cahil takımının hoyratça yaptıkları haberler toplum için pimi çekilmiş bomba gibi gelecekte yaşanabilecek sıkıntıların sinyallerini vermektedir.

Kimliği tespit edilemeyen uydurma hesaplarla açılan bloklardan yapılan haberler şahıslardan tutun kamu kurumlarına kadar kolayca her yeri hedef alan haberler yapmaktadır.

Okuma oranının bu kadar düşük olduğu şehrimizde, sorgulamadan inanan bazı ayaklı basın tabir edilen şahıslarında yaygaralarıyla gerçek dışı çarpıtma veya hiç olmamış hadiselerin nasıl kabul görüp bireylerin veya kurumların rencide edildiğinde defalarca gördük.

Sosyolojinin Babası İbn-i Haldun ‘’Şehirlerin bir ruhu vardır. Bir şehirde yaşayan insanlar zamanla yaşadığı şehrin ruhuyla karakteristik açıdan özdeşleşirler.’’ Diyor. Yine kıymetli bir teşhisinde ‘’Bir toplumda para bütün ayıpları örtüyorsa o toplum çürümüştür. ‘’ şeklinde tanımlıyor. İşte bugün geldiğimiz nokta budur. Şehrimizde maalesef ortak ruh büyük bir erozyona uğramıştır. Yanlış bilgilerin peşine takılan çoğunluk acımadan bireyleri ya da kurumları suçlarken perdenin ardındaki rantiyeci veya kasaba siyasetçilerinin amaçlarına hizmete mecbur kalmaktadır.

Ülkemizin gündeminden örnek vermek istersek; kısa süre önce İstanbul boğazında gemi kıyıya çarptı. Bir süredir devam eden ikinci boğaz tartışmaları nedeniyle bu kaza üzerine bir yığın spekülasyon yapıldı. Emekli amiralinden tutun, sandal kürekçisine kadar bilen, bilmeyen şahıslar ülke genelinde duyulacak şekilde fikirlerini beyan ettiler. Koskoca devletin Kanal İstanbul için kamuoyu hazırlanmak adına bu kazayı organize ettiğini söyleyecek kadar ileriye gidenler oldu.

Polatlı’mızda toplum mühendisliği, algı operasyonu veya gündem tayini metotları o kadar basit ve amaçsız ki, geldiğimiz nokta artık toplumsal bir rehabilitasyon hatta acil tedavi durumudur.

2014 yılında yapılan yerel seçimlerin akabinde yaşanan yerel iktidar değişikliğinden sonra Yüzükbaşı su tesislerinde arıza olduğu beyanıyla kesinti yapılmış, Ramazan ayında da hat safaya ulaşmıştı. O zamanlar siyasi bir partinin ilçe başkanı olan Sn. Gürsel BİLGİÇ Bey’in kararlı, tutarlı, teknik mülahazalara dayalı çıkışı ve devlerin yetkileri ile yaptığı çalışmadan sonra yakın zamana kadar su kesintisi ile ilgili sorun yaşamadık.

2019 yılının Mart ayında yerel seçimler yapıldı. Başkentimiz Ankara’da iktidar değişti ve Polatlı’nın su şebeke ihtiyacı gündeme geldi. ASKİ’nin bu konuda borçlanma talebi mecliste çokça tartışıldı. Kamuoyunda yapılan tartışmalar karşılıklı bloklaşmalara neden oldu. Sonuca bakın ki yılbaşı gecesi saat 04:00’da yaşanan hat arızası nedeniyle iki gün sular kesik.

21.Y.Y.’de bütçesi bazı bakanlıklardan daha fazla olan ASKİ’nin arıza tamirlerinde bu kadar zamana ihtiyaç duyması vahim olmakla beraber, Keçiören ilçesinde bir cadde kadar nüfusu olan Polatlı’nın bu kadar uzun süre susuzluğa mahkûm edilmesi kabul edilemez, böyle bir kesinti Çankaya’nın herhangi bir sokağında yaşanabilir mi?

Devlette devamlılık esastır. Yani taşradaki ilçenin ana yaşamsal sistemlerinin bir yedeği, tamir bitene kadar palyatif çözüm yolunun olmaması kabul edilebilir mi?

Konunun muhatabı Ankara’da ikamet eden bürokratın, siyasi sorumluluğu yok, yereldeki siyasi iktidar temsilcisinin cevabı hazır efendim Büyükşehir ekipleri çalışıyor. Borçlanma yetkisi verilse alternatif hat ile böyle sorunlar yaşanmayacaktı, ama kendi kaynaklarımızla sorunu tamamen çözeceğiz vs. vs…

Sonuç ‘’Yırtılan Hacı Bekir’in Yakası’’ Susuz kalan Polatlı halkı. İstenen mahalle baskısı kendiliğinden oluştu. Borçlanmaya evet denilsin, derdimiz sona ersin.

Gerçek kalıcı çözüm su işletmesinin tamamen yerel iktidara devredilmesidir. 80 km uzakta yaşayanlardan himmet beklemek yerine evi, barkı Polatlı’da olan idarecilerin bu konuda daha hassas olacağı mutlaktır.

Polatlı’mızın bir diğer anlaşılamayan günden maddesi de tarihinin en büyük projesi olan KARTALTEPE AVM. Dedikodu mekanizması son derece hızlı neymiş efendim boşalıyormuş, saman deposu olacakmış. Falan, filan…

Akşam gidip bakıyorsunuz otoparkta araç park edecek yer yok içi tıklım tıklım insan dolu. Bazı firmalar taşınmış. Son derece doğal Ankara Caddesi, Turan Caddesinde üç ayda kiracı değiştiren kaç tane dükkân var hepimiz biliriz. Biri gider başkası gelir ki, mevcut sistemini oturtmuş olanlar bile AVM’nin yaşamasına yetecektir.

Bir takım rant çevrelerinin böyle dedikodularla kamuoyu oluşturup, önce tamamen batırıp, düşük değerle toplayarak, kahraman edasıyla yüksek fiyata değerlendirecek bu farkı da vatandaşların bütçesine yansıtma gayretlerinin olabileceği unutulmamalıdır.

Durduk yerde kendi malımızı laf olsun diye kötüleyerek, spekülatör veya simsarlara kapı açmak ya da alet olmak bu şehre ihanettir.

Bu konuda halkın takdir ettiği sorumluların açıklamalarına itibar etmek, kafaya takılan bir soru varsa direkt ulaşarak muhatabından bilgi almak tek geçerli çözüm yoludur.

Kendini bu topraklarına ait hissetmeyen üç, beş, cahilin bir takım maddi kaygı ya da fitne amacıyla klavye başında ürettiği sanal beyanlarla kendimizi üzmenin veya idarecilerimize mesnetsiz suçlar yüklemenin sonucu sosyal bir gerginlik ve güvensizlikten ileri gitmeyecektir.

Kıblesi belli olmayan eğitimsiz bir güruhun fitne odaklarından beslenerek, sosyal medya aracılığıyla kanuni sorumluluktan uzak, yapmaya çalıştıkları toplum mühendisliği çalışmaları bu aziz milletin tükürükleri altında boğulmaya mahkûmdur.

Hüseyin ÇİFTÇİOĞLU

 

Gündem Haberleri

Güncel

Yenimahalle Belediyesi Sadri Alışık Konservatuarı Açılıyor

Güncel

DORUK ALP`TEN GÜLÜMSETEN UYKU

Güncel

BAŞKAN ALTINOK “HASVAK KEÇİÖREN EĞİTİM MERKEZİ” AÇILIŞINI GERÇEKLEŞTİRDİ

Güncel

ASKİ'DEN İLETİŞİM EĞİTİMİ

Güncel

GÖK “PROJENİN BİR BELİRSİZLİKLER SARMALINA DÖNÜŞTÜĞÜ ANLAŞILMAKTA”

Güncel

TCDD  “ZAM YAPILMAMIŞTIR “

Güncel

Ankara Kulübü TM Korosu konserlere hazırlanıyor

Güncel

ASKERLİK VE BEDELLİ ASKERLİK YERLERİ E-DEVLETTEN AÇIKLANDI

Güncel

Yenimahalle'de Küçükler Hentbol Şenliğinde

Güncel

Yenimahalle'de Engelli Bireylere Özel Eğitim

Güncel

7 yıllık özlem bitti

Güncel

BAŞKAN ALTINOK'TAN ÖĞRENCİLERE SİNEMA HEDİYESİ