• Dolar 5.72
    Euro 6.29
  • Altın 275.06
    Bist 102450
  • 24° Ankara

ÖĞRENCİ BAYILIYOR ORTADA AMBULANS YOK!

CHP KADIN KOLLARINDAN YAĞLIKARA AİLESİNE DESTEK

AİLEYE  BİR DESTEKTE ŞENTEPE MUHTARINDAN GELDİ

İSTİKLAL MADALYALARINI TALEP ETTİLER

GAZİLİK EN BÜYÜK ÜNVANDIR

VATAN PARTİSİ GAZİLER GÜNÜ'NÜ KUTLADI

Polatlı

Polatlı Haberleri

SAKARYA DESTANI ( 20 . GÜN 11 EYLÜL 1921)

11.09.2019 09:34
SAKARYA DESTANI ( 20 . GÜN 11 EYLÜL 1921)


Sakarya meydan savaşının en kanlı muharebeleri bugün oldu. Türk taarruzları ve Yunan karşı taarruzları devam etti. DUA TEPE’ye Yunan hücumu başladı. Ancak Türk direnişli nedeniyle taarruz sonuçsuz kaldı.57nci Tümen KARADAĞ istikametinde taarruz etti ve sabaha karşı ele geçirdi. Ancak tekrar kaybedildi. 17nci Tümen KARTAL TEPE’ye taarruz etti ancak ele geçirilemedi.

 

 


Düşmanın ÇAL DAĞI bölgesinde yaptığı taarruzlar durduruldu ve geri çekildiler.
Yunan karşı taarruzları sonucu Türk kuvvetlerinin harekatı durdu. Yunan 1 nci ve 2 nci Kolorduları çekilmeye başladı.Papoulas Angora'yı çoktan unutmuş, şimdi can derdine düşmüştü. Kendisinden her yönü ile zayıf bir düşman ordusuna günlerce taarruz edip bir şey beceremeyen bir komutan olarak tarihte yerini alacaktı. Bununla birlikte çekilirken Ordusunun büyük bir bölümünü düşmana kaptıran komutan olmak istemiyordu. Çünkü bugünde iki taraf için de buhranlı günlerden biri oldu. Türk Ordusu içinde zaman zaman zorlu yunan taarruzları altında güç durumlar yaşanan bir gün oldu. Son iki gündür iki tarafın komuta heyetinin dikkati cephenin küzey kesimi olan Polatlı tarafında toplanmıştır. Onun içindir ki Küçük Asya Ordusu Komutanı dünkü emrinde, diğer kuvvetlerin çekilmesini sağlayabilmek için: ‘’3 ncü Kolordunun son erine kadar savunmasını’’ Dua Tepe'nin mutlaka ele geçirilmesini istemiş ve bugün de 3 ncü Kolordunun harekâtını yakından takip etmeye ve onu, görevini taarruzla yapması için cesaretlendirmeye çalışmıştı. Bu gün Sakarya ile Polatlı arasını bir duvar gibi kapatan Dua tepe, Kartal Tepe, Beştepeler ve Kara tepede can pazarı yaşanmakta ve iki ordunun gözü kulağı bu tepelerdeydi.
Savaşın ilk günlerinde Haymana platosunda yaşananlar unutulmuş, bütün ümitler Mürettep Kolordu bölgesindeki başarıya odaklanmıştı.
Savaş 10/11 Eylül gecesi de durmamış, yer yer sabaha kadar sürüp gelmişti. Karadağ'a (Kara tepe) taarruz eden 57 nci Tümen, dün öğleden sonraki başarısız saldırıdan sonra dün gece de harekâta devam etmiş ve mutlaka hedefini ele geçirmek gayretiyle hücum üstüne hücum tazelemişti. Nihayet Karadağ (Kara Tepe) buna boyun eğmiş ve tepe, gece yarısından sonra 02.00'de 57 nci Tümenin eline geçmişti. Karadağ’ın (kara tepe) alınması Türk tarafında ümitleri artırmış, Kara Tepeden sonra Kartal tepeninde ele geçirileceği ümitleri uyanmıştır. Ne yazık ki defalarca el değiştirecek ola Karadağ (kara tepe) Yunan 3 ncü Tümeninin sabaha karşı saat 03.30'da yoğun bir topçu desteğinde başlattığı karşı taarruz karşısında bir saat içinde Karadağ tekrar kaybedilmiştir.
Sabahın 07.30'un-da 57 nci Tümen ve biraz sonra da Kartaltepe eteklerinde 17 nci Tümen birbiri peşisıra gelen üstün Yunan taarruzları karşısında gerilemeye başlamışlardı. Öğleden sonra 13.30'da demiryolu güneyindeki 3 ncü Yunan Tümeninin taarruzları güçlükle durdurulabildiği sırada, bu sefer de demiryolu kuzeyindeki 7 nci Yunan Tümeninin Dua Tepe istikametinde taarruza kalktığı görüldü. Fakat üstün topçu birliklerine sahip Yunan birlikleri karşısında 15 nci Tümen Duatepeyi dün alan bu kahramanların bu toprakları bırakmaya niyetleri yoktu. Albay Platis’in 7 nci Tümeni ile Albay Kazım’ın 15 nci Tümeni arasında amansız mücadele başlamıştı. Dua tepe mevzilerinin bazı bölümlerine düşman girmiş olsa bile birliklerimizin cesaretle mevzilerini savunmaları sonucunda süngü savaşını 15 nci Tümen birlikleri kazanmış oldu. Saat 15.00'e geldiği sıralarda Dua tepe kurtulmuş, 7 nci Yunan Tümen birlikleri ağır kayıplar vererek tekrar eski mevzilerine dönmüşlerdi.
Akşam olduğunda, bütün gün karşılıklı süren taarruz ve savunmalar sonunda hem Türkler ve hem de Yunanlılar yorgunluktan halsiz düşmüşlerdi. İki tarafın da kayıpları ağırdı Karadağ iki defa el değiştirmiş sonunda gene başarı vaad eden ve umut uyandıran Türk ilerleyişi bu gün sürdürülememişti. 3 ncü Kolordu Komutanı General Polymenakos, cephedeki tümenlerini takviye ederek bugün Türklerden önce taarruzla insiyatifi tekrar ele geçirmiş ve çekilmenin güvenliğini sağlamıştı.
Yunanlıların bu çabaları Sakarya Nehrini koruyan duvarı elde bulundurarak birliklerinin çekilmesini tehlikeye girmeden perdelemekti. Bunu da bu güne kadar başardılar. Çünkü Türk Ordusu Yunanlılarla birlikte yoklukla savaşıyordu. Bu günlerde topçu mühimmatı sıkıntısı iyiden iyiye kendini fazlasıyla hissettirmişti. Bazı birliklerimizde top başına günde üç mermi atabiliyorlardı. Üstün düşman karşısında fazla bir şey yapamıyordu.
Kuzeyde bunlar yaşanırken cephenin güney kesiminde Yunan 2 nci kolordusu mevzilerini boşaltarak geri çekiliyordu. Türk 5 nci Süvari Grubu, bugününü de, çekilen düşman yürüyüş kollarını uzaktan seyrederek ve onlara paralel şekilde batıya doğru yürüyerek geçirdi. Evet, düşman çekiliyordu ama bu, bilinen uzak mesafelere yer değiştirme gibi bir kaçıştan çok bir derlenip toparlanış, bir yön ve mevzi düzenlemesi idi. O halde 10 ve 11 Eylül günlerinin de gösterdiği gibi henüz büyük çaplı bir taarruz, zaten tükenmiş ve yıpranmış kuvvetlerin büsbütün elden çıkarılması gibi bir kötü sonuç verebilirdi.

Bunun farkında olan Türk komuta heyeti güney kesimdeki birlikleri Sakarya kesimine almayı düşünüyordu. Cephe Komutanı İsmet Paşa, bir gece içinde 1 nci Grubun 4 ncü Grup gerisine ulaşabileceğini dikkate alarak bu yöndeki emrini saat 14.00'te 1 nci Grup Komutanına ulaştırdı. Buna göre Albay İzzettin (Çalışlar) dört Tümenli Grubu ile bu gece hareketle 4 ncü Grup bölgesine yanaşacak, Grup komutanları 12 Eylül sabahına kadar karşılıklı temaslarını yapmış olacaklar ve Cephe Komutanlığının emrini bekleyeceklerdi. Diğer birlikler 12 Eylül günü düşmanla yakın teması muhafaza edecekler ve mevzilerini koruyacaklardı. Demekteydi.
Buna karşın Papoulas Ordusuna şu emri yayınladı: ‘’Türkler bugün 3 ncü Kolorduya karşı tekrar şiddetli taarruzlar yaptı ve büyük zayiat verdirilerek püskürtüldü. Ordu, Sakarya'yı geçerek nehrin arkasında elverişli bir hatta yerleşecektir. Bunun için aşağıdaki gibi hareket edilecektir: l nci Kolordu, bu gece (11/12 Eylül) mevzilerini terkederek Sarıhalil - Ilıca hattına çekilecek ve bu hat bütün Türk taarruzlarına karşı kesin olarak savunulacak; 3 ncü Kolordu, işgal etmekte olduğu mevzileri kesin olarak muhafaza edecek ve savunacaktır. Bununla beraber, 11/12 Eylül gecesi sağ kanadını biraz geri çekerek Sarıhalil tepelerinde l nci Kolordunun sol kanadı ile irtibat yapacaktır. Karahamzalı civarında bulunan 2 nci Kolordu, bu gece bir tümenini Çanakçı civarına çektikten sonra, 12/13 Eylül gecesi Sakarya'nın batısında Kavuncu ile Porsuk çayı arasındaki tepelerde savunma mevzileri keşfetmek için incelemeler yapacaktır.’’

Şimdiye kadar çekilen birlikleri geri hizmet birlikleri şeklindeydi Papoulas ilk defa resmen Küçük Asya Ordusunun çekilmesinden bahsetmekteydi. Bu Yunan Ordusu için bir zorunluluktu. Anadolu’nun içlerine kadar yürüyen bu ordu artık tükenmiştir. Mustafa Kemal’ın 18 Temmuz 1921’de öngördüğü bu tükeniş Sakarya vadisinde gerçekleşmiş durumdadır. Fakat Yunanlılar bu tükenişlerinin acısını zavallı Anadolu insandan çıkarmaktalar. Dün çekilen Yunan 2 nci Kolordu birliklerinin, Gökgöz şereflisi ve Katrancı köylerini tamamen tahrip ettikleri, talan yaptıkları, 10-30 yaş arasındaki erkekleri beraberlerinde götürdükleri ve bunlar da yetmezmiş gibi kadınlara tecavüz ettikleri Cephe Komutanlığına ulaşan haberler arasındaydı.

HBR-AYSUN YILMAZ BENLİ